fikir güzel; uygulama biraz sebastien squillaci olmuş gibi gibi sanki. bir de bir de köstekli saat fetişim depreşti izleyince resmen yine: -dedemden kalma köstekli saati annem kullanmama izin vermeyeceğinden- bir yerlerden köstekli saat buldurup, alıp; "beyaz tavşan"* gibi ikide bir saati cebimden çıkarıp kontrol ederekten gezesim var.
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Eylül 2011 Pazartesi
saat heykelleri
fikir güzel; uygulama biraz sebastien squillaci olmuş gibi gibi sanki. bir de bir de köstekli saat fetişim depreşti izleyince resmen yine: -dedemden kalma köstekli saati annem kullanmama izin vermeyeceğinden- bir yerlerden köstekli saat buldurup, alıp; "beyaz tavşan"* gibi ikide bir saati cebimden çıkarıp kontrol ederekten gezesim var.
Labels:
boşvernist,
heykel,
saat,
sanat
26 Ağustos 2011 Cuma
15 Nisan 2011 Cuma
muz sanatı ya da oymacılığı
bazen bi sanat eserini çarpıcı kılan, yalnızca unsurunun sıradışılığı olabiliyo. yıllar öncesine ait bi umut sarıkaya karikatürü geziniyo hafızamda; keçileri kaçırmış bi sanatçının çırılçıplak halde kendisini sergilediği. orada amaçlanan yalnızca durumun abzürtlüğüne okuyucunun gülmesini sağlamak olsa da; birkaç şimşek çaktırmıştı benim kafamda vakt-i zamanında. hani yalnızca "bu neden daha önce düşünülmemiş, acaba düşünülmüş de ben mi habersizim, hani, nerde?" gibisinden düşüncelere gark etmiş değil; sanatın sınır tanımazlığını kavramam açısından da iyi bi örnek teşkil etmişti. hey yavrum hey.
farklı örneklerini şuradan ve google'da banana carvings şeklinde arama yaparak görebilirsiniz; sanırım.
farklı örneklerini şuradan ve google'da banana carvings şeklinde arama yaparak görebilirsiniz; sanırım.
16 Şubat 2010 Salı
yazıcında minimum tüketim ile maksimuma mı ulaşmak istiyorsun? bak bi ozman
bu postumu tutumlunun da tutumlusu (ya da cimrinin de cimrisi) diye nitelendirdiğimiz arkadaşlar için geliyor. üşenmemişler sizin için araştırmışlar, biz de yine sizin için üşenmedik bulduk ve de koyduk bunu.yukarıda görmüş olduğunuz resimdeki kalemlerin herbirinin üzerinde başka bir font adı var ve de içlerindeki mürekkep miktarları herbirinde farklı farklı. niye farklı ne şimdi bu demeniz lazım şu noktada dediğinizi varsayarak devam ediyorum: farklı çünkü; her biriyle aynı puntoda yazmış olduğumuz aynı kelimeden sonra kalemlerin -hepsini tamamıyla dolu olarak kabul ettiğimizde- içinde kalan mürekkep miktarını göstermekte kendileri, şimdi bunu nasıl anlamışlar bulmuşlar derseniz alttaki çalışmaya bakın derim.

tabii ki oturup da bütün fontları yazmamışlar popülerlerden bi kaç fontu değerlendirmişler. çıkışmayın şimdi ee bu eksik diye. nesse öle bişi işte.
Labels:
boşvernist,
cimrilik,
mürekkep,
sanat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)